Üretim süreci içinde onurumuzu çiğneyenler, hapishane ve mahkemede de aynı tutumlarını sürdürüyorlar

Yüzlerce işçinin gözaltına alındığı ve bunlardan beşi sendika yöneticisi, 31’inin tutuklandığı, 31’inin de denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakıldığı 3. Havalimanı direnişi hakkında açılan davanın ilk duruşması 5 Aralık’ta (yarın) GOP Adliyesi’nde görülecek.

İşçileri çalışırken aşağılayan, onurlarını inciten, en temel haklarını hoyratça gasbeden, onlara bir vida kadar bile değer vermeyen, işçi kanı dökmekte bir an bile tereddüt etmeyen patronlar ve onların çıkarlarına göre hareket eden resmi kurumlar, aynı yaklaşımı mahkemelere de taşıyor.

Davanın iş hanından bozma GOP Adliyesi’nde görülmesi bunun somut ifadesidir.

Bu yaklaşım, konuldukları cezaevine de sözkonusudur. Hakları için eylem yapan işçiler ve sendika yöneticileri orada da onurlarını ezecek şekilde teker teker adli koğuşlara konulmuştur.

Dava da, işçileri ve hak arama mücadelesini adlileştiren, onların kolektif eylemini adli bir vaka derekesine düşüren bir yaklaşımla yürütülmek isteniyor. Keza bu Adliye’de 61 işçiyi, onların vekillerini, ailelerini, basını, yakınlarını, davayı izlemek isteyen duyarlı toplumsal kesimleri alabilecek büyüklükte bir salon mevcut değildir. Sadece bu mekânsal kısıt bile niyetin açık ilanıdır.

Avukat heyetinin davanın karakterine uygun bir Adliye’de görülmesi için harcadığı çabaya da “o zaman yemekhande yaparız” ya da “daha önce bir davada olduğu gibi bunu da müftülükte gerçekleştirebiliriz” gibi gayri ciddi yanıtlar verilmiştir.

Bu yaklaşım basit bir yer sıkıntısı sorunu değil, bilinçli bir sınıf tutumudur.

Davanın siyasi ve her şeyden önce de sınıfsal karakteri konusunda son derece net olanlar, onun yapılış biçimini de aynı netlikle yürütmek istiyor: İşçileri ve sendika yöneticilerinin büyük bir salonda, tüm kamuoyu önünde savunma yapmaktan men etmek istiyor.

İşçi kanı dökenleri, işçi onurunu ezenleri bu açıklıkta savunan, onlar adına devletin gücünü bu ezicilikte kullananlar 5 Aralık’ta Adliye önünde ve içinde yaşanacak kaosun da sorumlusu olacaklardır.

14 Eylül’de 3. Havalimanı’nda yaşanan işçi isyanı ve bu isyanı örgütlü bir direnişe dönüştürmeye çalışan sendikal anlayışı ne yaparsanız yapın adli bir olay gibi gösteremeyeceksiniz! O cehennemde patlayan isyan işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelelerinde feyz alacakları bir meşale olmaya devam edecektir. Mahkemelerinizin yargılayamayacağı kadar onurlu ve net bir sınıf duruşudur, bunu karartamayacaksınız.

-İnşaat işçisi köle değildir!

-3. Havalimanı direnişi yargılanamaz!

 

Tags: , , , , , ,