Bu savaş bizim savaşımız değil!

BKDfWzE2

İşçilerin ‘taşeron çalışmanın kaldırılması ve kadro verilmesi talebine’ her fırsatta azarlayarak yanıt veren Erdoğan’ın kısa bir süre önce yaptığı “Afrin operasyonu sahada fiilen başladı” açıklamasının ardından Türk savaş uçakları Kuzey Suriye’de yer alan Afrin Kantonu’na dönük bombalama eylemleri gerçekleştirdi.

Kameraların karşısında Kürt halkının kaderini kendisinin belirlemesinden rahatsız olduğunu her fırsatta dile getirerek günlerdir savaş çığırtkanlığı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Suriye’deki Afrin Kantonu’na karşı askeri operasyonun startını verdi.

1 milyona yakın insanın yaşadığı Afrin Kantonu Suriye iç savaşında neredeyse çatışmanın olmadığı yegâne yerlerden biridir. Emperyalist haydutlarla birlikte Türk devletinin de ısrarla yer almaya çalıştığı bu iç savaştan kaçan milyonlarca insan kendilerini Afrin’de güvence altına aldılar. Ağırlıklı olarak Kürt halkının yaşadığı bir kanton olsa da burada Araplar, Ermeniler, Asuriler demokratik bir meclis oluşturarak dünya halklarına örnek olacak demokrasi örneğini bu savaş koşullarında dahi özgün bir örnek olarak yaratabildiler. Afrin’den Türkiye’ye bir saldırı varmış gibi açık bir şekilde yalan söyleyerek Kürt halkının yaşadığı coğrafyayı işgal girişiminde bulunan AKP iktidarı, bu yalanıyla aynı zamanda Türkiye’de yaşayan halkları da karşı karşıya getirerek olası bir iç savaşın zeminini hazırlamaktadır.

Savaşın bütün taraflar için ölüm, gözyaşı ve göç olduğu gerçeğini görmek istemeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP, yandaş medyayı da yanına alarak ürettikleri akıl almaz senaryolarla Türkiye halklarından da savaşa ve işgale destek sağlamaya çalışıyorlar. Suriye’de rejim değişikliği adına radikal dinci terör örgütlerini her açıdan desteklediği açığa çıkan Erdoğan ve hükümeti, şimdi bir kez daha aşırı dinci grupları kullanarak aynı cephede Kürt halkına karşı kullanmanın hesaplarını yapıyor.

Türkiye’de Kürtlerin barış talebine baskı, şiddet, sindirme, tutuklama ve yasaklamalarla yanıt veren Erdoğan, Suriye’deki Kürtlerin de barış içerisinde yaşamasını istemiyor.

Bir OHAL hükümeti olan AKP iktidarı ve Erdoğan yönetimi, 6. kez OHAL’i uzatarak Türkiye işçi sınıfına, ezilen halklara, ilerici muhalefet hareketine ve demokrasi güçlerine gözdağı vermektedir.

Başta Türkiye işçi sınıfı olmak üzere ezilen tüm halkların ve demokrasi güçlerinin bu savaş tamtamlarına yanıtı halkların kardeşliğini esas alan adil, eşit ve tam hak özgürlüğüne dayanan barış talebi olmalıdır.

İşçi sınıfının ve ezilen halkların Kürt halkıyla ne bir derdi ne de hepimizin yıkımına yol açacak bir savaş sorunu vardır. Savaşa derhal son verilerek savaş için ayrılan bütçenin işçi ve emekçilerin yaşamlarının düzeltilmesi için ayrılması gerekir. Meclis önünde kendisini yakan inşaat işçisi arkadaşımızla, yine İzmir’de aç olduğu için soyunan işçinin çığlığına ses verilmelidir. Bunlar bugün bireysel öfke ve tepkiler olarak karşımıza çıksa da biz bu çığlığın ezilen milyonların çığlığı olduğunu çok iyi biliyoruz.

İnşaat İşçileri Sendikası olarak bu savaş çığırtkanlığına derhal son verilerek halklar arasında yaratılan düşmanlığın sona erdirilmesini istiyoruz.

Savaşa derhal son verilsin!

Savaşa değil emekçiye bütçe!

Bu savaş bizim savaşımız değil!

Yaşasın halkların kardeşliği

İnşaat İşçileri Sendikası

Tags: , , , , , , , , , , ,