Eroğlu Skyland şantiyesindeki barınma ve beslenme sorunları sürüyor!

Birçok kere eylem gerçekleştirdiğimiz İstanbul Seyrantepe’deki Eroğlu Skyland şantiyesinde çalışan işçi arkadaşlarımızın barınma-beslenme gibi yaşamsal konularda yaşadıkları sorunları daha önce de gündeme getirmiştik.

Bu şantiyede geçtiğimiz haftalarda şantiyede çalışan üyelerimizin başlattığı yemekhane boykotuna 700 işçi arkadaşımız katılarak çıkarılan berbat yemekleri protesto etmişti. O eylemden sonra Skyland yöneticileri yemekler ve yatakhanelerle ilgili kısmi düzenlenmeler yapsa da bunların göstermelik olduğu daha sonra tekrarlanan pratikle açığa çıkmıştı.

Arkadaşlarımız bu ayın başında (3 Ağustos) gönderdikleri fotoğraflar ve aktardıkları bilgilerle durumun vahametini ortaya koymuşlardı.

Eksi 5 kat yerin altında yapılan koğuşların havalandırmaları çalışmadığı için haddinden yüksek olan nem oranı ve sağlıksız-hijyenden uzak barınma koşullarının birçok böceğin üremesine neden olduğunu ve bunların işçilerin vücutlarında yaralar oluşturacak kadar ciddi bir soruna dönüştüğünü gösteriyordu o fotoğraflar. Arkadaşlarımız bu durum nedeniyle her gün en az bir işçinin hastaneye gitmek zorunda kaldığını belirtmişlerdi.

Koğuşlarda bulunan yatakların en az 3 yıllık olduğunu ve leş gibi koktuğunu belirten üyelerimiz, yeni yatak istedikleri zaman da Skyland yöneticilerinden ‘yeni yataklar istiyorsanız hesabınızdan 120 TL kesilecek’ cevabını aldıklarını aktarmışlardı. Koğuşların tam bir sığınmacı kampına döndüğünü ve insanlık dışı barınma koşullarıyla yüz yüze kaldıklarını söyleyen üyelerimiz bu koşullara karşı yeni bir direnişin zorunlu hale geldiğini vurgulamışlardı.

Sendikamız Skyland yöneticilerine bu koşulların düzeltilmesi için her türlü eyleme hazır olduğumuzu bildirmişti. Yapılan görüşmede yönetim, arkadaşlarımızın bir an önce 15. kata taşınarak yeni yatakların getirileceği sözü vermişti. Fakat bu söze rağmen şimdiye kadar herhangi bir gelişme olmadığı, sendikamıza yeni fotoğraflar gönderen işçi arkadaşlarımız tarafından aktarıldı.

-5. kata taşıdıkları koğuşlarda havalandırmanın olmadığını, tavanın mantar bağladığını söyleyen üyelerimiz, “Bizi hayvan yerine koyuyorlar resmen!.. Bu sorunları görmezden geldikleri apaçık ortadadır. Eğer buna çözüm bulmazlarsa yatakları ateşe verip eyleme başlarız” dediler.

İnşaat İşçileri Sendikası olarak daha önce de belirttik: Şantiyelerde sağlıklı beslenme ve barınma bir lütuf değil, en temel ve insani hakkımızdır. Bunun için gerekli her şeyi yapmaya hazırız!

O zaman da söylediklerimizi yineliyoruz:

Ekmek parası kazanabilmek için kapitalist emek sürecinde kıvranan biz inşaat işçilerinin tek sorunu emeğinin karşılığında para kazanması değildir. Aynı zamanda bu emeğin bir de sağlık ve barınma kısmı vardır.

İnşaat baronlarının para kazanma hırsı, kar etme isteği uğruna biz inşaat işçilerinin en temel ihtiyaçları göz ardı edilmekte, sadece çalışma ortamından kaynaklı değil, düzensiz ve yetersiz beslenme sonucunda da sağlıksız koşullara sürüklenerek işçi sağlığı hiçe sayılarak sağlık durumumuz görmezden gelinmektedir. İnşaatlarda çalışarak katledildiğimiz yetmezmiş gibi bir de sağlığımıza göz dikmektedirler.

Saatlerce sıcak, soğuk demeden çalıştığımız inşaatlarda bir de yemeklerin soğuk olmasını, hijyensiz şartlarda üretilmesini, bayat-küflü yemekler yemeyi, yetersiz kapasitesi olan ve dakikalarca yemek yiyebilmek için sıra beklemeyi, yediği yemekten zehirlenmeyi istemiyoruz.

Şantiyelerde barınma koşulları ise diğer bütün konularda olduğu gibi en temel insanı koşulları karşılamaktan aciz insanlık onurunu ayaklar altına alan bir haldedir.

İnsanlık dışı koşulların yanında barınma alanlarında alınmayan iş güvenliği önlemleri işçilerin can güvenliğini de direkt olarak tehdit etmektedir. Şantiye içerisinde barınmak zorunda olan çoğunluğu gurbetçi, ailesinden, memleketinden ve sevdiklerinden uzak ekmek kavgasına çıktığı uzun ve yorucu mesai saatleri sonrası zulmün birde böylesine maruz kalmaktadır.

Havasız, penceresiz, kapısız, hem depo hem yatakhane olarak kullanılan koğuşlar patronun işçiyi depoda kullandığı malzemeden ayırt etmediğinin bir göstergesi gibi.
Sıcak suyu olmayan hijyen koşullarının berbat halde olduğu hastalık saçan yetersiz duş ve tuvaletler ki ülkemiz koşullarında bunlara bile ulaşamayan işçiler vardır.

İnsanlık onurunu ayaklar altında kalmaktan kurtaracak yol ise ne devletten ne de patronlardan bir merhamet beklemek değil, inşaat işçilerinin örgütlü mücadelesinden geçmektedir.

Tags: , , , , , , , ,