Eroğlu Skyland Şantiyesinde sorunlar bitmek bilmiyor!

Daha önce sayısız kez eylem gerçekleştirdiğimiz İstanbul Seyrantepe’deki Eroğlu Skyland şantiyesinde işçi arkadaşlarımızın yaşadıkları sorunlara her gün bir yenisi ekleniyor.

Geçtiğimiz ay öncülüğünü bizzat sendikamız üyesi işçi arkadaşlarımızın yaptığı ve 700 işçi arkadaşımızın katılarak fiilen destek verdiği yemekhane boykotuyla Skyland yöneticileri tarafından kısmi düzenlenmeler yapılsa da işçi arkadaşlarımızın yaşadıkları sorunlar devam ediyor ve her gün başka bir sorunun yenisi ekleniyor.

Eksi 5 kat yerin altında yapılan koğuşların havalandırmaları çalışmadığı için haddinden fazla olan nem oranı ve sağlıksız-hijyenden uzak barınma koşulları birçok böceğin bulunmasına neden oluyor ve işçilerin vücudunda yaralar oluşuyor. Her gün en az birkaç işçi vücudunda çıkan yaralar yüzünden hastaneye gitmek zorunda kalıyor.

Koğuşlarda bulunan yatakların en az 3 yıllık olduğunu ve leş gibi koktuğunu belirten üyelerimiz, yeni yatak istedikleri zaman ise Skyland yöneticilerinden ‘yeni yataklar istiyorsanız hesabınızdan 120 TL kesilecek’ cevabını alıyorlar. Koğuşların tam bir sığınmacı kampına döndüğünü ve insanlık dışı barınma koşullarıyla yüz yüze kaldıklarını söyleyen üyelerimiz yeni bir direnişi örgütleyeceklerini bildirdiler.

Bu sabah üyelerimizle birlikte yaptığımız görüşmeler sonucunda Skyland yöneticilerine her türlü eyleme hazır olduğumuzu bildirmemizle birlikte koğuşların bir an önce 15.kata taşınarak yeni yatakların getirileceği söylense de sendikamız ve üyelerimiz başlatacağımız bir eylem için diğer işçi arkadaşlarımızı bilinçlendirerek hazırlığa devam ediyorlar.

İnşaat İşçileri Sendikası olarak diyoruz ki; şantiyelerde sağlıklı beslenme ve barınma bir lütuf değil, en temel ve insani hakkımızdır.

Ekmek parası kazanabilmek için kapitalist emek sürecinde kıvranan biz inşaat işçilerinin tek sorunu emeğinin karşılığında para kazanması değildir. Aynı zamanda bu emeğin bir de sağlık ve barınma kısmı vardır.

İnşaat baronlarının para kazanma hırsı, kar etme isteği uğruna biz inşaat işçilerinin en temel ihtiyaçları göz ardı edilmekte, sadece çalışma ortamı kaynaklı değil, düzensiz ve yetersiz beslenme sonucunda da sağlıksız koşullara sürüklenerek işçi sağlığı hiçe sayılarak sağlık durumumuz görmezden gelinmektedir. İnşaatlarda çalışarak katledildiğimiz yetmezmiş gibi bir de sağlığımıza göz dikmektedirler.

Saatlerce sıcak, soğuk demeden çalıştığımız inşaatlarda bir de yemeklerin soğuk olmasını, hijyensiz şartlarda üretilmesini, bayat-küflü yemekler yemeyi, yetersiz kapasitesi olan ve dakikalarca yemek yiyebilmek için sıra beklemeyi, yediği yemekten zehirlenmeyi istemiyoruz.

Şantiyelerde barınma koşulları ise diğer bütün konularda olduğu gibi en temel insanı koşulları karşılamaktan aciz insanlık onurunu ayaklar altına alan bir haldedir.

İnsanlık dışı koşulların yanında barınma alanlarında alınmayan iş güvenliği önlemleri işçilerin can güvenliğini de direkt olarak tehdit etmektedir. Şantiye içerisinde barınmak zorunda olan çoğunluğu gurbetçi, ailesinden, memleketinden ve sevdiklerinden uzak ekmek kavgasına çıktığı uzun ve yorucu mesai saatleri sonrası zulmün birde böylesine maruz kalmaktadır.

Havasız, penceresiz, kapısız, hem depo hem yatakhane olarak kullanılan koğuşlar patronun işçiyi depoda kullandığı malzemeden ayırt etmediğinin bir göstergesi gibi.
Sıcak suyu olmayan hijyen koşullarının berbat halde olduğu hastalık saçan yetersiz duş ve tuvaletler ki ülkemiz koşullarında bunlara bile ulaşamayan işçiler vardır.

İnsanlık onurunu ayaklar altında kalmaktan kurtaracak yol ise ne devletten ne de patronlardan bir merhamet beklemek değil, inşaat işçilerinin örgütlü mücadelesinden geçmektedir.

Tags: ,