10 Ekim, 6. Tur duruşmaları -I

Mahkemenin önceki ara kararında yazılamasına karar verdiği müzekkerelerden birine verilen yanıt “tanık” sıfatlı Cuma Dabanıyassı’nın daha önce IŞİD’e “bilerek ve isteyerek yardım etmek”ten hapis cezası aldığını ortaya çıkardı.

Müşteki avukatlarının tüm çabalarına rağmen Dabanıyassı duruşma salonuna getirilmeyip SEGBİS aracılığıyla dinlenmişti. Avukatlar mahkeme heyetine “Sanık olabilecek bir ismi, duruşma salonunda dinlemiyorsunuz” diye tepki göstermişti.

Dosyaya gelen belgeler hakkında konuşan avukat Erkan Ünüvar, “Bu davanın soruşturması ciddiyetsiz bir şekilde yürütülmüştür” dedi. HTS kayıtlarının 15 gün ile sınırlı tutulmasının amacının soruşturmayı genişletmemek adına olduğunu söyleyen Ünvar, yeni bulgulara ancak ulaşabildiklerinin altını çizdi. Ünver şunları belirtti:

Sanık Yakup Şahin “hazırlıklar 15gün öncesinden başladı” demişti. Bu soruşturmayı sınırlı tutmak için söylenmiş 1 şey olabilir. Daha öncesine gidilseydi başka bir seyir izleyecekti. Üzerinden 2 yıl geçti, deliller yeni toplanıyor. Her yeni delil yeni bulgulara ulaştırıyor.

Bilirkişi raporunu inceledik. İstediğimiz nitelikte değil. HTS raporları binlerce sayfa. Bilirkişiler şöyle bir inceleme yapmışlar. Hangi sanıkların hangi numaralarla kaç kere konuştuğunu, kaç kere sms attıklarını sayıp yazmışlar. Olması gereken, sanıkların görüştükleri ortak numaralar var mı; buna bakmak. Bu davada sanık olmayan ancak şüpheli başka numaralar var mı? Bunun analizinin yapılması mümkündü.

İncelenen tüm telefon numaraların aynı baz istasyonu yakınlarında ve aynı saatte sinyal verip vermediği hakkında bir analiz de yapılmamış. Hangi sanık hangisiyle görüştü, bununla ilgili de bir bilgi yok. Bu eksik bilgilerle ciddi bir sonuç elde etmek mümkün değil. Bilirkişi raporları eksik. İncelemenin tekrar yapılmasını talep ediyoruz.

Duruşma müşteki avukatları sanık sıfatlı katillere sorular sormalarıyla devam etti. Suphi Alpfidan’a telefonu olup olmadığı, polislerle görüşmek için kullandığı bir hattının bulunup bulunmadığı soruldu. Alpfidan da “ Evet işte polisle konuştum. Evimin yanına geldi. Kendisi beni aramıştı. Öyle görüştük” yanıtı verdi.

2015 ‘de Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nü arayıp aramadığı sorusuna “hayır” yanıtı veren, Alpfidan, “Yunus Emre Baltekin’i tanıyor musun?” sorusuna da “hayır” yanıtı verdi.

Esin Altıntuğ’a kullandığı iki hattını gözüktüğünü, bunları kimin kullandığı soruldu. Eşiyle evliyken tek hat kullandığını söyleyen Altıntuğ, diğerini eşinin kullanmış olabileceğini söyledi. “Sevim Ekici’yi tanıyor musun?” sorusunu ise tanımadığını, Ayşe Ekici’yi tanıdığını söyleyerek cevapladı. Cuma Dabanıyassı ile görüşüp görüşmediği soruldu, görüşmediğini söyledi. Ayvalı soyadında birini tanımadığını, 9 Ekim’de ise kardeşiyle telefon almaya gittiğini söyledi.

İbrahim Halil Alçay’a sorular yöneltildi. Önceden varlığını beyan ettiği hattı ondan başka kullanan olup olmadığı soruldu, hayır dedi. Eşinin adına kayıtlı hattı kullanıp kullanmadığı soruldu, ona da hayır dedi. Yahya Çalışkan’ın kayınbabası olduğunu söyledi. Onun üzerine kayıtlı olan telefon hattını kim kullanıyordu sorusuna ise eşinin kullanmış olabileceği yanıtını verdi. Durgun ile görüşüp görüşmediği sorulunca 15 günde bir görüştüğünü söyleyen Alçay, Ekici soyadlı aileyi tanıyıp tanımadığı sorulduğunda ise mesleki olarak görüşmüş olabileceğini, ama tanımadığını söyledi. “Suphi Alpfidan ve Yakup Karaoğlu ile görüşüyor musunuz?” diye sorulduğunda Alpfidan ile iş dolayısıyla, Karaoğluyla ise arkadaşı olduğu için görüştüğünü söyledi. Yabancı kişilerle görüşmediğini ifade etti.

Resul Demir’e de sorular yöneltildi. Sorulara çok küstahça cevap veren sanığın tavrı sanki avukat sanık, kendisi avukatmış gibiydi.

Duruşma diğer sanıklara sorulan sorularla devam ediyor.

15:40

Duruşmanın öğlen arasından önceki bölümünde “tanık” sıfatıyla katılan iki polis dinlendi, polislerin ifadeleriyle IŞİD’li katil Suphi Alpfidan’ın beyanları arasındaki çelişkiler açıkça ortaya çıktı. Alpfidan’ın tüm söyledikleri polislerin IŞİD’lilere nasıl göz yumdukları, hatta “cemaat” ilişkileri üzerinden iç içe geçtiklerini ortaya koydu.

13:30’a kadar ara verilen duruşmanın ikinci oturumu geçen duruşmanın ara kararları arasında yer alan çeşitli müzekkerelere gelen-gelmeyen yanıtların açıklanmasıyla başladı.

Yapılan bilgilendirmede birçok müzekkerenin cevapsız kaldığı, sanıkların telefon hatlarının takip edilme taleplerinin çoğunun gerçekleştirilmediği, Sanık Burak Ormanoğlu ve Metin Akaltın’ın AVM önünde yakalanması ile ilgili görüntülerin mahkemeye gönderilmediği,  bağlantılı dernekler Genç Ensar, Genç Muhavvitler ve Islah-Der hakkında IŞİD bağlantısının araştırılmadığı, bir kısım şüphelilerin fotoğraf tarama sistemi ile karşılaştırılma taleplerinin ‘fotoğraflardaki teknik yetersizlik’ gerekçesiyle gerçekleştirilmediği anlaşıldı. .

Müzekkerelerle ilgili verilen bilgilerden sonra duruşma müşteki avukatların konuşmalarıyla devam etti.

Av. Erkan Ünüvar, “Bilirkişi raporları özensiz, soruşturma özensiz yapılmış. Savcılık çok kısa (15 günlük) kayıtları incelemiş. 3 ay öncesine gidilse belki başka bağlantılar bulunabilirdi diye belirtti.

12:15

Yoklamalardan sonra duruşma müştekilerden Mustafa Çetin ve Deniz Benol’un beyanlarının alınmasıyla başladı. Daha sonra Sanık Suphi Alpfidan’ın Antep’te görüştüğü ve IŞİD’liler hakkında bilgi verdiğini söylediği polisler “tanık” olarak dinlenmeye başlandı.

Gaziantep Çocuk Şube Müdürlüğü Baş Polis Memuru Tahir Sarıışık, “Sanık Suphi’yi tanımıyorum. Sanık hakkında amirim Bestami Duman’ın bana bilgi vermesi ve internette yaptığım araştırma sonucu davada adımın geçtiğini öğrendim. 2015-2016 yıllarında istihbarat Şube’de görevliydim” dedi.

2015-2017 yılları arasında Gaziantep Emniyet Müdürülüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü olan Bestami Duman’sa sanık avukatının sorusu üzerine “İhbar olursa biz tutanak tutarız ama istihbarat bizim görevimiz değil” ifadesini kullandı.

Suphi Akfidan “tanık” Bestami Duman’ı Terörle Mücadele Şube Müdürü olarak tanıdığını, onun arkadaşıyla irtibat kurup bu sanıklara işlem yapılmasını istediğini, Ocaklar Karakolu’ndan olan bu arkadaşının da  kendisini Duman’a yönlendirdiğini, Duman’ın o arkadaşaının kendisiyle aynı cemaatten olabileceğini, onun yönlendirmesiye Duman’la birebir görüştüğünü anlatarak, “Bu kişiler IŞİD’lidir polisler neden korumaya çalışıyorlar, şu an doğruyu söylemiyorlar”şeklinde ifadeler kullandı.

Tanık Duman ise “Ben görüşmedim” diye Alpfidan ile yaptığı görüşmeyi inkar etti. Sanık Alpfidan, “Nasıl bir tiyatro içindeyim. Ben burada kurbansam bileyim bari. Ben kendisini gördüm. Emniyetten görüştüğüme dair kamera kayıtları yok mu? 2016 Mayıs ayında görüştüm. Adli kontrolle bırakılmıştı. İmza atmaya gittim. Karakolun çoğu beni tanır ben de onları tanırım Neden beni tanımıyorlar anlamıyorum” diye konuştu.

Akfidan’ın anlatımları polisin IŞİD’lilerle olan ilişkisinin boyutlarının anlaşılması açısından oldukça manidar.

***

Kürdistan’daki “özel savaşın” durması ve Kürt halkının demokratik özlemlerinin kabul edilmesi talebiyle 10 Ekim 2015’te Ankara’da düzenlenecek “Barış” mitingine katılmak üzere Gar önünde toplanan kitleye dönük IŞİD katliamına ilişkin davanın 6. Tur duruşmaları bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Sayısız istihbarata rağmen hiçbir önlemin alınmamasıyla yapılması adeta “kolaylaştırılan” davanın bu turu, yarın da devam edecek.

Sabah Adliye önünde bir araya gelen aileler katliamda yitirdiğimiz 102 devrimci-demokrat-yurtsever emekçi anısına 10 Ekim’in ikinci yıldönümünde yapılmak istenen fakat polis saldırıyla engellenen bir dakikalık saygı duruşunu adliye önünde gerçekleştirdiler. 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği adına yapılan kısa açıklamada, davalardan gerçek adaletin çıkacağı beklentisiyle değil, bunun gerçekleşmesindeki ısrarın sürdürüleceğinin ifadesi olarak duruşmalara katılmanın sürdürüleceği belirtildi.

Açıklamadan sonra bu tur oturumlarda asıl olarak “tanık” polislerin dinleneceği duruşma salonuna geçildi.

Salonda sanık sıfatlı katillerin içeri alınmasıyla aileler öfke ve acılarını çeşitli sözlerle bir kez daha yinelediler. Yoklama işlemleri tamamlandıktan sonra duruşma başladı.

Tags: